ve insan...

bazılarımızı yavaş bazılarımızı hızlıca büyütüyor hayat. her demden yaşadıklarımız geleceğimizin rotasını belirlerken birer ders oluyor, bunları iyi değerlendirebilirsekte kâfi. ınsanın yaşama bakışı her gün değişiyor düşüncesi, fikirleri, sevgisi, saygısı. aslına bakarsan bunların hepsi çok hızlı oluyor ben ne ara bu yaşıma geldim diyorsun durupta geçmişine baktığında neler yaptım ben? nerdeyim ben? demekten alamıyorsun kendini. çevremizde ki olaylar, hayatımıza girip çıkan insanlar, onların bize yaptıkları, bizim onlara yapamadıklarımız onlara inanıp onlar için bir mum gibi yanıp yavaş yavaş eriyip söndüğümüz zamanlar. bunlar hiç aklımızdan çıkmıyor her gece yastığa başınımız koyduğumuzda dalıyoruz uzaklara ve diyoruz ki biz bunları hak edecek kadar kötü değildik sadece biraz olsun mutlu olmak istedik. güvenilecek bir omuz aradık dilediğimiz zaman ağlayabileceğimiz dilediğimiz zaman dayanabileceğimiz. az çırpınmadık elde etmek için huzuru malesef bunu bize acı bir şekilde öğretti hayat, bunları öğrendik ve nasıl davranmamız gerektiğini çok iyi biliyoruz. artık hiç kimse için eriyebilecek halimiz kalmadı. ama son bir yanımlık fitilimiz var ve biz bunu boşa harcamak istemiyoruz. o yüzden yanacağımız ateşin sahibi bizim için çok değerli. bizi öyle bir yakmalı ki sonumuzu onunla getirebilelim.
severken hep ilk olsun istedik hep olsun dedik. başardık mı başaramadık mı düştük mü hala ayakta mıyız? bilmiyorum bu çaresizlik bizi çok yoruyor artık. öyle güvendik ve sonunda da öylece gücendik insanlara. aldatıldık yıpratıldık üzüldük hırpalandık. mutlu olduğumuza inandırmak istedik huzur bulamadık kandırdık hep kendimizi. deli ruhumuzun göz yaşlarını hep gizledik sahte gülücüklerimizle, gülerken bile düşündük neden böyle yaptığımızı çoğu kez daldık yine uzaklara.
Gizlilik Politikası Kullanıcı Sözleşmesi ve Kullanım KoşullarıKütahya Halı Yıkama