yaslibirkarettakaretta

Durum: 12 - 0 - 0 - 0 - 09.08.2017 15:42

Puan: 71 - Yeni Keşfetmiş

2 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.

yatay geçiş

dönem uzatması kesin olan geçiş şeklidir. hele ki dumlupınar üniversitesinde dönemin kesin uzadığı geçiş şeklidir. avantajı da vardır. şöyle ki geçme notu 60 olan üniversiteden, geçme notu 50 olan dumlupınar universitesine geçersiniz ortalamanın yükselir. tabi bunun tersi de olabilir. gittiğiniz üniversitede ortalamanız düşebilir. iyi düşünmek ve araştırmak lazim.

tavşanlı

cinsiyet ve yaş ayırmaksızın bütün insanların inanılmaz derecede dedikodu yaptığı bir ilçedir. haset, görgüsüz, gösteriş meraklısı kadınları meşhurdur. kına geceleri ve düğünlere sırf altın göstermek için giderler. (bir keresinde toplam 20 bilezik saydım kadının kolunda. boynu fıtık olacak derecede doluydu ama kulağında sacma sapan bakır bir küpe vardı.)

tavşanlı kızıyla evlenmek eziyettir. gereksiz gereksiz bir daha hiç giymeyeceği şalvar denen kıyafetten en az 10 takım yaptırırlar erkek tarafına. (tanesi 500 tl ve 1000 tl arasi değişir.) ailesi sürekli etrafındaki düğünleri örnek göstererek sizden daha iyisini ister. bir dünya bilezik ister. kızın tüm kıyafetlerini yenilemenizi ister. ister de ister ama size bir kere sormaz paran var mı diye.

tavşanlı ailesine gelin olduğunda minimum düzeyde yaptırdığın herşey ile dalga geçilir. (iki bilezik mi olurmuş hic!! şalvar yaptırmam da ne demek?!?! nasil yani gardrobunu yeniletmedin mi?!?! hic ayakkabı aldırmadın mi?!?! şeklinde sorular ile hep karşılaşırsınız.) nişan sürecinde ziyarete gittiğiniz o kısa sürede aile kendi arasında dedikodu yapar. sizin yüzünüze bakılmaz. nişan bozulunca hediyelerini geri isterler. (elbette gönderilecektir ama istemek görgüsüzlüktür bence.)

tanıdığım her tavşanlı insanına bu farklı diye yaklaşıp hep aynı olayları yaşadım. belki gercekten üç beş iyi insan vardır henüz karşılaşmadığımız ama genel olarak insanı paraya düşkün, dedikoducu ve gösteriş meraklısıdır.

hiç bitmesin dediğimiz ama biten diziler

dolmuşta ineceğim deme şekilleri

dolmuşta düğme olmadığından dolayı inmek için şoföre söylenen cümlelerdir. (bkz:kaptan müsait yerde bırakır mısın) (bkz:incek var)
elazığ için (bkz:kaptan durak yapar mısın)

yazarların en çok görmek istediği yerler

öncelikli hedefim ülkemin tüm illerini gezmek. şimdilik 20 tanesine gidebilme imkanım oldu. sonra sırayla
gitar solosu dinlemek. (bkz:barcelona)
tropikal meyveler tatmak. (bkz:bali adalari)
pizza yemek. (bkz:napoli)
harika göl ve dağ manzaraları icin (bkz:alaska)

dpu sözlük yazarlarının en çok tercih ettiği mekanlar

altıncılar çarşısı girişinde küçük bir çay bahçesi var. benim düşünme ve kafa toplama mekanımdır. fiyat oldukça ucuz ve etrafta amaçsızca oturup, sağa sola gösteriş derdine düşmüş ergenler yok. yaşlı amca ve teyzeler vardır genelde. her çıktığımda mutlaka çayını içerim. yazilan kafelerin çoğunu birak girmeyi, ismini ilk defa görüyorum. kütahyalıyım ve evet içim geçmiş benim.

dpü'deki boş insan fazlalığı

liste yapacak olsam önce akademisyenlerden ve öğrenci işlerinden başlayacağım bir başlık.

çim biçme makinası

çimleri biçmeye yarayan bir alettir.
benim içinse bu alet, üç fobimden birisidir. kendimi bildim bileli korktum firlatacagi bir taşın kafama gözüme girip beni öldürmesinden. bu sebeple gördüğümde kesinlikle yol değiştiririm.

çalıkuşu

bir rivayete göre gazi mustafa kemal atatürk'ün en sevdiği kitaptır. seyahatlerinde yanında taşıyıp rast gele bir sayfa açarak okuduğu bilinir. dönemin siirt milletvekilinin tuttuğu notlardan öğrendiğimiz kadariyla cephede bile bu romanı okumuş.
(bkz:mustafa kemal atatürk)

kütahya havası

oldukça serttir. türkiye çapında genel kanı "11 ay kış, 1 ay yaz" olduğu yönündedir. ağustos ayında bile akşamları insana hırka aratabilir.

yırtık kot giyen erkeğin namusu

kimseyi ilgilendirmeyen namustur. yetti saçma sapan şeylerden namus, ahlak diye böğürdüğünüz. isteyen istediğini giyer. kime ne?
ayrica (bkz:kot pantolon)
(bkz:bsg)

dumlupınar üniversitesi

ülkenin en yavaş öğrenci işlerini bünyesinde barindiran üniversite olur kendileri. kayit yaptırdığım an pişmanlığını cok derinden yaşattı sağolasıca.
not: üçüncü universite
Henüz hiç başlık açmamış.
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 12

yırtık kot giyen erkeğin namusu

kimseyi ilgilendirmeyen namustur. yetti saçma sapan şeylerden namus, ahlak diye böğürdüğünüz. isteyen istediğini giyer. kime ne?
ayrica (bkz:kot pantolon)
(bkz:bsg)

yırtık kot giyen erkeğin namusu

kimseyi ilgilendirmeyen namustur. yetti saçma sapan şeylerden namus, ahlak diye böğürdüğünüz. isteyen istediğini giyer. kime ne?
ayrica (bkz:kot pantolon)
(bkz:bsg)

dpü'deki boş insan fazlalığı

liste yapacak olsam önce akademisyenlerden ve öğrenci işlerinden başlayacağım bir başlık.

dpu sözlük yazarlarının en çok tercih ettiği mekanlar

altıncılar çarşısı girişinde küçük bir çay bahçesi var. benim düşünme ve kafa toplama mekanımdır. fiyat oldukça ucuz ve etrafta amaçsızca oturup, sağa sola gösteriş derdine düşmüş ergenler yok. yaşlı amca ve teyzeler vardır genelde. her çıktığımda mutlaka çayını içerim. yazilan kafelerin çoğunu birak girmeyi, ismini ilk defa görüyorum. kütahyalıyım ve evet içim geçmiş benim.

yırtık kot giyen erkeğin namusu

kimseyi ilgilendirmeyen namustur. yetti saçma sapan şeylerden namus, ahlak diye böğürdüğünüz. isteyen istediğini giyer. kime ne?
ayrica (bkz:kot pantolon)
(bkz:bsg)

çalıkuşu

bir rivayete göre gazi mustafa kemal atatürk'ün en sevdiği kitaptır. seyahatlerinde yanında taşıyıp rast gele bir sayfa açarak okuduğu bilinir. dönemin siirt milletvekilinin tuttuğu notlardan öğrendiğimiz kadariyla cephede bile bu romanı okumuş.
(bkz:mustafa kemal atatürk)

dpü'deki boş insan fazlalığı

liste yapacak olsam önce akademisyenlerden ve öğrenci işlerinden başlayacağım bir başlık.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.
Gizlilik Politikası Kullanıcı Sözleşmesi ve Kullanım Koşulları