pileus

Durum: 13 - 0 - 0 - 0 - 23.05.2018 02:07

Puan: 134 - Yeni Keşfetmiş

2 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Jack of All Trades, Master of None // Prog Lover // Vanilla Guitarist

fender stratocaster

1954 yılında leo fender tarafından tasarlanmıştır. fender firmasını meşhur eden gitardır. "strat" olarak da bilinir. popülerliğini halen yitirmemiştir. çok yönlü gitardır. 3 single coil ve 5 yollu switch sayesinde bir gitardan elde edilebilecek tüm tonları yakalayabilirsiniz. başta rock ve blues olmak üzere, jazz, pop, funk, punk, country gibi birçok tür için uygundur.

gitar virtüözlerinin vazgeçilmezidir. jimi hendrix, eric clapton, mark knopfler, david gilmour, ritchie blackmore, john mayer, stevie ray vaughan, yngwie malmsteen, yavuz çetin...

bana göre dünyanın en estetik gitarıdır. görmek bile beni moda sokuyor. strat ile sevişirim, diğer gitarlarla sadece seks...

playerunknown's battlegrounds

muadillerinden çok daha başarılı olarak piyasaya çıktı. beta sürümünde bile steam üzerinde, anlık oyuncu rekorunu kırdı. oyundaki buglar çok can sıkıcıydı ancak beta sürümü olduğu için göz yumduk. buglar düzeltilmeden oyun acele bir şekilde tam sürüme çıktı. daha sonrasında ise oyuna kozmetik getirdiler. baktılar iyi para getiriyor, oyun geliştirmesini kenara bırakıp; microtransaction ile devam ettiler. üzerine bir de fortnite diye rakip oyun çıktı. rakibi olan bu oyun yaptığı reklamlar ile, yayıncılara sağladıkları sponsorluklar ile bir adım öne geçti. pubg ise bu konuda hala herhangi bir adım atmış değil. serverlar çöp, saçma sapan bug dolu. haftada bir yeni kutu gelmeye devam ediyor ama oyuna. ilk defa bir battle royal oyunu güzel olacak gibiydi. yazık oldu. çok umutlanmıştık.

comfortably numb

efsane grup pink floyd'un şarkısıdır. tapılası güzelliği vardır. sözleri çok derindir. melodisi içinize dokunur. solosu tarifsizdir.

gelelim hikayesine.

grubun kurucusu ve gitaristi olan syd barrett, yoğun lsd kullandığı için bitik durumdadır. konserlere gitarını getirmeyi unutur, şarkı sözlerini karıştırır. uyuşturucu bağımlılığı yüzünden gruptan giderek kopmaya başlar.

yine bir konser sırasında syd ortalıktan kaybolur. kuliste yarı baygın şekilde bulunur. etraftaki insanlar onu kendine getirmeye çalışır ama bu çabalar sonuç vermez. syd'i zar zor ayağa kaldırıp sahneye çıkarmaya çalışırlar. konser boyunca sadece olduğu yerde dikilir. konsere ara verilir verilmez hemen doktur çağırılır. lsd yüzünden gördüğü halüsinasyonları yok etmek için iğne yaparlar. durumu daha iyi hale gelen syd, konserin kalanını normal bir şekilde geçirir.

syd ile yaşanan bu uyuşturucu sorununun ardı arkası kesilmez ve grup yeni bir gitarist arayışına girer. gruba david gilmour dahil olur.

tüm bu olaylar üzerine işte o şarkı yazılır:

yavuz çetin

"altın çocuk" olarak da bilinen yavuz çetin 1970 yılında, samsun'da doğmuştur. 10 yaşında cura, sonrasında bağlama ve 15 yaşında da akustik gitar çalmaya başlar.

lise dönemi boyunca elinden düşürmediği elektro gitarı ile yaptığı müzikler, tüm dikkatleri üzerine çeker.

müziğe bu denli ilgisinden dolayı marmara üniversitesi müzik bölümüne girer. labirent isimli grubu ile birlikte birçok ödül alırlar. yapmakta olduğu çalışmalarından dolayı üniversiteyi bitiremez. 1990 yılında dostları ile birlikte efsane grup blue blues band'i kurarlar. batu mutlugil, kerim çaplı, zafer şanlı ile birlikte blues müziğin ruhunu yaşatmaya devam ederler. yavuz, grupta hem gitar çalar hem de vokal yapar. jimi hendrix hayranı olan yavuz, bu gibi büyük isimlerin parçalarını keyifle yorumlar.

1990'lı yılların sonlarında stüdyo gitaristliğine başlar. birçok ünlü şarkıcının albümlerinde yavuz'un imzası vardır. televizyon ve radyolar için de reklam müzikleri yapar.

1996 yılında mfö ile birlikte turnelere katılır. bir yandan da kendi müzik kariyerine devam eder. "ilk" isimli ilk albümü 1997 yılında piyasaya çıkar. tüm söz, müzik ve düzenlemeleri kendine ait olan ikinci albümü "satılık" ise 1999 yılında tamamlanır.

2001 yılının yaz aylarında kendisini iyi hissetmez ve hastaneye kaldırılır. yoğun depresyon teşhisi konulan yavuz, bir hafta sonra taburcu edilir. taburcu edildikten bir hafta sonra da boğaziçi köprüsü'nden atlayarak yaşamına son verir.

geride 8 yaşında oğlunu, eski karısını ve biri tamamlanmamış; 2 albümünü bırakır.

.

.

.

huzur içinde yat büyük insan. ruhun şad olsun!

deep purple

1968 yılında kurulmuş bir ingiliz rock grubudur. hard rock'ın öncülerindendir. esasen progresif rock grubu olarak piyasaya girmişler ve bu janrda çok güzel eserler yaratmışlardır. (bkz:lazy) (bkz:child in time)

grubun beyni olan ritchie blackmore, stratocaster'ı ile yazdığı efsane ritim figürleri ile hepimizin kalbini kazanmıştır. (bkz:smoke on the water)

diğer bir üstat ise jon lord. hammond'ı ile birlikte yazdığı kompozisyonlar, kendisini benim gözümde en iyi piyanist ve besteciler arasına sokmuştur.

grup ilerleyen yıllarda daha sert tonları yakalayarak hard rock'a öncülük etmişlerdir.

gelmiş geçmiş en iyi canlı konser kaydına da imzalarını atmışlardır. (bkz:made in japan)



grup üyeleri;

ıan gillan: vokal

steve morse: gitar

roger glovers: bas gitar

ıan paice: davul

don airey: klavye



eski üyeler;

ritchie blackmore: gitar

jon lord: klavye

glenn hughes: bas gitar, vokal

rod evans: vokal



king kanunu

bolluk paradoksu olarak da bilinen bu kanun, gregor king’e aittir. talep esnekliği düşük olan tarım ürünlerinin arzında meydana gelen değişimler, bu ürünlerin talebini aksi yönde etkiler.
ürünün az olduğu yıllarda fiyatlar artmakta, doğal olarak da üreticinin toplam geliri artmaktadır. ürünün fazla olduğu yıllarda ise fiyatlar düşeceği için çiftçinin toplam gelirinde azalma meydana gelecektir. iyi ürün kötü hasılat, kötü ürün iyi hasılat olarak da söylenebilir.
kısacası; bir ürünün miktarı azaldıkça fiyatının arttığını, miktarı arttıkça da fiyatının azaldığını ifade eder.

pentagram

diğer bir adıyla “mezarkabul” olan bu türk heavy metal grubunun temelleri 1986 yılında 3 liseli genç tarafından atılmıştır. grubun ilk konseri 150-200 kişilik bir düğün salonunda gerçekleşmiştir. düğün salonunun kirasına ek olarak konser sırasında kırılan masa ve sandalyeleri de kendi ceplerinden ödemek zorunda kalmışlardır. gitarda ve vokalde birçok değişikler olmuştur. grup en başarılı dönemini murat ilkan ile birlikte yaşamıştır. “anatolia” ile satış rekorları kıran pentagram, bu albümde heavy metal soundlarının üzerine anadolu ezgilerini katmışlardır. 2007 yılında bostancı’da 20. yıl konserlerini vermişlerdir. 30 senede toplam 6 stüdyo, 4 konser ve 1 adet de akustik albümleri vardır. 2010 yılında murat ilkan, ms hastası olduğu için gruptan ayrılma kararı alır. yerine gökalp ergen gelir ve grup günümüz şeklini almış olur.

grup üyeleri;
hakan utangaç: vokal – ritim gitar
tarkan gözübüyük: vokal – bas gitar
cenk ünnü: vokal – davul
metin türkcan: vokal – lead gitar
gökalp ergen: lead vokal

eski üyeler;
murat net: gitar
demir demirkan: gitar
bartu toptaş: vokal
ogün sanlısoy: vokal
onur pamukçu: gitar
murat ilkan: vokal

sagopa kajmer

jazz ve blues müzik hakkındaki bilgisi "lalalo lololo"dan öteye geçemeyen geri kafalı şahsiyet.

psychedelic rock

60’lı yıllarda amerika ve ingiltere’de ortaya çıkmış bir müzik türüdür. “acid rock” olarak da tabir edilen bu tür, lsd gibi halüsinasyona sebep olan uyarıcı maddelerin etkisiyle yapılan rock müziktir. depresif türdür. genellikle yalnızlık, aşk, hüzün gibi temalara yer verilir. sürrealist sözler ve türlü efektler kullanılır.

kendinden sonraki janrlara öncülük etmiştir;
(bkz: progresif rock)
(bkz: blues rock)
(bkz: heavy metal)

öncüleri;
(bkz: pink floyd)
(bkz: jimi hendrix)
(bkz: the beatles)
(bkz: the doors)
(bkz: frank zappa)
(bkz: cream)
(bkz: jefferson airplane)
(bkz: erkin koray)
(bkz: selda bağcan)
(bkz: barış manço)

progresif rock

“progressive” kelime anlamıyla ilerici, yenilikçi, gelişen demektir. “prog rock” da basmakalıp ritimleri bir kenara itip yepyeni; sanatsal bir rock tarzı ortaya koyan müzik türüdür. temelini de 60 yıllarda ortaya çıkan psychedelic rocktan alır. klasik rock enstrümanlarının yanı sıra keman, özellikle de klavye çok ön plana çıkar bu türde. 7/8, 9/8, 13/16, 19/16 gibi karmaşık ritim kalıplarını kullanır. virtüöz seviyesindeki grup üyeleri, destansı riffler ve sololar yazar. sözler de ruhunuza öyle bir işler ki; sizi garip dünyalara alır götürür. parçalar ortalama 10 dakika uzunluğundadır. bu uzun süre içinde şarkıda çok fazla duygu değişimleri olur. agresiflikten uzaktır. huzur verir.

öncüleri;
(bkz: pink floyd)
(bkz: yes)
(bkz: genesis)
(bkz: king crimson)
(bkz: rush)
(bkz: camel)
(bkz: the doors)
(bkz: anathema)

günümüzün en önemli 2 prog grubu;
(bkz: opeth)



(bkz: dream theater)


metaliçe

siyah oje, ruj ve göz kalemi süren 1.60 boylarındaki platin saçlı üniversiteli kızımızdır bu tip. metal müzik namına hiçbir şeyden haberi olmamasına rağmen, siyah grup tişörtlerini ve siyah deri ceketini eksik etmez sırtından. tek gayesi, herhangi bir yerde sahne alan bir gruptaki elemanla takılmaktır. siz sahne boyunca çalarken, o en önde çeşitli alkollü – alkolsüz kokteyllerini yudumlar. sahneniz bitmeden kız uçmuş olur çoktan. kızı evine bırakmak zorunda kalırsınız, yetmiyormuş gibi bir de sevişirken üstünüze kusar. kısacası çok leş tiplerdir. uzak durun.
rock ve metal müzik dinleyen insanlar bulmak zor bu zamanlarda. olur da bulursanız böyle insanları, sakın bırakmayın. değer verin, kıymet bilin.

anneleri çıldırtan hareketler

pink floyd

1965 yılında kurulmuş bir ingiliz rock grubudur. grubun ismi iki blues gitaristi olan pink anderson ve floyd council’den gelmektedir.

grup üyeleri;
syd barrett (vokal - gitar)
roger waters (vokal - bas gitar)
rick wright (vokal - klavye)
nick mason (davul)

grup caz ve blues müziği baz alarak, dünya ve insan sorunları konu alan müzik yapmaya başladılar. yaptıkları müzik “psychedelic rock” olarak tanımlanıyordu. bunun büyük sebebi, grup üyelerinin neredeyse tamamının uyuşturucu ve uyarıcı kullanmasıydı.

grup üyelerinden syd barrett’in fazla uyuşturucu kullanması, artık gruba zarar veriyordu. grup bundan dolayı syd’e bir şarkı bile yazmıştır; (bkz: comfortably numb). grubun beyni syd olsa da, artık gruptan ayrılması gerekmekteydi. yerini doldurması için gruba yeni bir gitarist dahil oldu; david gilmour. dave’in gelmesiyle birlikte grup psychedelic rock yerine artık “progresif rock” yapmaya başlamıştı.

grup 20’den fazla albüm yapmıştır. şüphesiz bunlardan en meşhuru, grubun simgesi haline gelmiş olan “the darkside of the moon”dur. 45 milyondan fazla satılan bu albüm, 740 hafta boyunca “billboard 200” listesinde kalmıştır. “the wall” albümü ise apayrı bir güzelliktedir. bu albümdeki tüm besteler, bu albüme kadarki yapılan tüm bestelerden oldukça farklıydı. kapitalist ve muhafazakar bir ingiltere’nin yaratmış olduğu toplumu, waters kendi gözünden anlatıyordu bu albümde. bu kadar ciddi ve detaylı bir toplumsal eleştiri, rock tarihinde ilk defa görülüyordu. albümün en bilindik parçası ise “another brick in the wall”dur.

waters’ın gruptan ayrılması ve wright’ın ölümünden sonra grup son albümleri olan “the endless river”ı 2014 yılında yayınladılar. iki kişi kalan grup, pink floyd’un artık sona erdiğini söylediler.

fender stratocaster

fender sahibi yazarın başlığıdır.

gitara gelince sadece stratocasterler değil yine markanın diğer tüm gitarları bir başka tuhaf iyidir.

gitara başlamış yada yıllanmış herkesin wet dream öğesi olmuştur.

yavuz çetin

modern türkiye tarihinin ( son 20 yıl ) en iyi gitaristlerinden biri hatta belkide bir çok boyutta tek'i. söz yazarlığı en parlak yönü olmasa da, ki bu çoğrafya için gayet yeterliydi (bkz:sinan akçıl). uzun uzadıya bir biriyle bağlantılı sololarıyla arabesk temasından uzak riffleri ve bridgeleriyle türk rock için oldukça amerikan tarzı bir yaklaşım sergileyip bir dünya adamada rol model olabilmiştir.

metaliçe

mekanda bomonti filtresiz isteyip yarıda bırakan tipler

kütahya gece hayatı

Toplam entry sayısı: 13

pink floyd

1965 yılında kurulmuş bir ingiliz rock grubudur. grubun ismi iki blues gitaristi olan pink anderson ve floyd council’den gelmektedir.

grup üyeleri;
syd barrett (vokal - gitar)
roger waters (vokal - bas gitar)
rick wright (vokal - klavye)
nick mason (davul)

grup caz ve blues müziği baz alarak, dünya ve insan sorunları konu alan müzik yapmaya başladılar. yaptıkları müzik “psychedelic rock” olarak tanımlanıyordu. bunun büyük sebebi, grup üyelerinin neredeyse tamamının uyuşturucu ve uyarıcı kullanmasıydı.

grup üyelerinden syd barrett’in fazla uyuşturucu kullanması, artık gruba zarar veriyordu. grup bundan dolayı syd’e bir şarkı bile yazmıştır; (bkz: comfortably numb). grubun beyni syd olsa da, artık gruptan ayrılması gerekmekteydi. yerini doldurması için gruba yeni bir gitarist dahil oldu; david gilmour. dave’in gelmesiyle birlikte grup psychedelic rock yerine artık “progresif rock” yapmaya başlamıştı.

grup 20’den fazla albüm yapmıştır. şüphesiz bunlardan en meşhuru, grubun simgesi haline gelmiş olan “the darkside of the moon”dur. 45 milyondan fazla satılan bu albüm, 740 hafta boyunca “billboard 200” listesinde kalmıştır. “the wall” albümü ise apayrı bir güzelliktedir. bu albümdeki tüm besteler, bu albüme kadarki yapılan tüm bestelerden oldukça farklıydı. kapitalist ve muhafazakar bir ingiltere’nin yaratmış olduğu toplumu, waters kendi gözünden anlatıyordu bu albümde. bu kadar ciddi ve detaylı bir toplumsal eleştiri, rock tarihinde ilk defa görülüyordu. albümün en bilindik parçası ise “another brick in the wall”dur.

waters’ın gruptan ayrılması ve wright’ın ölümünden sonra grup son albümleri olan “the endless river”ı 2014 yılında yayınladılar. iki kişi kalan grup, pink floyd’un artık sona erdiğini söylediler.

metaliçe

siyah oje, ruj ve göz kalemi süren 1.60 boylarındaki platin saçlı üniversiteli kızımızdır bu tip. metal müzik namına hiçbir şeyden haberi olmamasına rağmen, siyah grup tişörtlerini ve siyah deri ceketini eksik etmez sırtından. tek gayesi, herhangi bir yerde sahne alan bir gruptaki elemanla takılmaktır. siz sahne boyunca çalarken, o en önde çeşitli alkollü – alkolsüz kokteyllerini yudumlar. sahneniz bitmeden kız uçmuş olur çoktan. kızı evine bırakmak zorunda kalırsınız, yetmiyormuş gibi bir de sevişirken üstünüze kusar. kısacası çok leş tiplerdir. uzak durun.
rock ve metal müzik dinleyen insanlar bulmak zor bu zamanlarda. olur da bulursanız böyle insanları, sakın bırakmayın. değer verin, kıymet bilin.

progresif rock

“progressive” kelime anlamıyla ilerici, yenilikçi, gelişen demektir. “prog rock” da basmakalıp ritimleri bir kenara itip yepyeni; sanatsal bir rock tarzı ortaya koyan müzik türüdür. temelini de 60 yıllarda ortaya çıkan psychedelic rocktan alır. klasik rock enstrümanlarının yanı sıra keman, özellikle de klavye çok ön plana çıkar bu türde. 7/8, 9/8, 13/16, 19/16 gibi karmaşık ritim kalıplarını kullanır. virtüöz seviyesindeki grup üyeleri, destansı riffler ve sololar yazar. sözler de ruhunuza öyle bir işler ki; sizi garip dünyalara alır götürür. parçalar ortalama 10 dakika uzunluğundadır. bu uzun süre içinde şarkıda çok fazla duygu değişimleri olur. agresiflikten uzaktır. huzur verir.

öncüleri;
(bkz: pink floyd)
(bkz: yes)
(bkz: genesis)
(bkz: king crimson)
(bkz: rush)
(bkz: camel)
(bkz: the doors)
(bkz: anathema)

günümüzün en önemli 2 prog grubu;
(bkz: opeth)



(bkz: dream theater)


king kanunu

bolluk paradoksu olarak da bilinen bu kanun, gregor king’e aittir. talep esnekliği düşük olan tarım ürünlerinin arzında meydana gelen değişimler, bu ürünlerin talebini aksi yönde etkiler.
ürünün az olduğu yıllarda fiyatlar artmakta, doğal olarak da üreticinin toplam geliri artmaktadır. ürünün fazla olduğu yıllarda ise fiyatlar düşeceği için çiftçinin toplam gelirinde azalma meydana gelecektir. iyi ürün kötü hasılat, kötü ürün iyi hasılat olarak da söylenebilir.
kısacası; bir ürünün miktarı azaldıkça fiyatının arttığını, miktarı arttıkça da fiyatının azaldığını ifade eder.

pentagram

diğer bir adıyla “mezarkabul” olan bu türk heavy metal grubunun temelleri 1986 yılında 3 liseli genç tarafından atılmıştır. grubun ilk konseri 150-200 kişilik bir düğün salonunda gerçekleşmiştir. düğün salonunun kirasına ek olarak konser sırasında kırılan masa ve sandalyeleri de kendi ceplerinden ödemek zorunda kalmışlardır. gitarda ve vokalde birçok değişikler olmuştur. grup en başarılı dönemini murat ilkan ile birlikte yaşamıştır. “anatolia” ile satış rekorları kıran pentagram, bu albümde heavy metal soundlarının üzerine anadolu ezgilerini katmışlardır. 2007 yılında bostancı’da 20. yıl konserlerini vermişlerdir. 30 senede toplam 6 stüdyo, 4 konser ve 1 adet de akustik albümleri vardır. 2010 yılında murat ilkan, ms hastası olduğu için gruptan ayrılma kararı alır. yerine gökalp ergen gelir ve grup günümüz şeklini almış olur.

grup üyeleri;
hakan utangaç: vokal – ritim gitar
tarkan gözübüyük: vokal – bas gitar
cenk ünnü: vokal – davul
metin türkcan: vokal – lead gitar
gökalp ergen: lead vokal

eski üyeler;
murat net: gitar
demir demirkan: gitar
bartu toptaş: vokal
ogün sanlısoy: vokal
onur pamukçu: gitar
murat ilkan: vokal

pink floyd

1965 yılında kurulmuş bir ingiliz rock grubudur. grubun ismi iki blues gitaristi olan pink anderson ve floyd council’den gelmektedir.

grup üyeleri;
syd barrett (vokal - gitar)
roger waters (vokal - bas gitar)
rick wright (vokal - klavye)
nick mason (davul)

grup caz ve blues müziği baz alarak, dünya ve insan sorunları konu alan müzik yapmaya başladılar. yaptıkları müzik “psychedelic rock” olarak tanımlanıyordu. bunun büyük sebebi, grup üyelerinin neredeyse tamamının uyuşturucu ve uyarıcı kullanmasıydı.

grup üyelerinden syd barrett’in fazla uyuşturucu kullanması, artık gruba zarar veriyordu. grup bundan dolayı syd’e bir şarkı bile yazmıştır; (bkz: comfortably numb). grubun beyni syd olsa da, artık gruptan ayrılması gerekmekteydi. yerini doldurması için gruba yeni bir gitarist dahil oldu; david gilmour. dave’in gelmesiyle birlikte grup psychedelic rock yerine artık “progresif rock” yapmaya başlamıştı.

grup 20’den fazla albüm yapmıştır. şüphesiz bunlardan en meşhuru, grubun simgesi haline gelmiş olan “the darkside of the moon”dur. 45 milyondan fazla satılan bu albüm, 740 hafta boyunca “billboard 200” listesinde kalmıştır. “the wall” albümü ise apayrı bir güzelliktedir. bu albümdeki tüm besteler, bu albüme kadarki yapılan tüm bestelerden oldukça farklıydı. kapitalist ve muhafazakar bir ingiltere’nin yaratmış olduğu toplumu, waters kendi gözünden anlatıyordu bu albümde. bu kadar ciddi ve detaylı bir toplumsal eleştiri, rock tarihinde ilk defa görülüyordu. albümün en bilindik parçası ise “another brick in the wall”dur.

waters’ın gruptan ayrılması ve wright’ın ölümünden sonra grup son albümleri olan “the endless river”ı 2014 yılında yayınladılar. iki kişi kalan grup, pink floyd’un artık sona erdiğini söylediler.

metaliçe

siyah oje, ruj ve göz kalemi süren 1.60 boylarındaki platin saçlı üniversiteli kızımızdır bu tip. metal müzik namına hiçbir şeyden haberi olmamasına rağmen, siyah grup tişörtlerini ve siyah deri ceketini eksik etmez sırtından. tek gayesi, herhangi bir yerde sahne alan bir gruptaki elemanla takılmaktır. siz sahne boyunca çalarken, o en önde çeşitli alkollü – alkolsüz kokteyllerini yudumlar. sahneniz bitmeden kız uçmuş olur çoktan. kızı evine bırakmak zorunda kalırsınız, yetmiyormuş gibi bir de sevişirken üstünüze kusar. kısacası çok leş tiplerdir. uzak durun.
rock ve metal müzik dinleyen insanlar bulmak zor bu zamanlarda. olur da bulursanız böyle insanları, sakın bırakmayın. değer verin, kıymet bilin.

progresif rock

“progressive” kelime anlamıyla ilerici, yenilikçi, gelişen demektir. “prog rock” da basmakalıp ritimleri bir kenara itip yepyeni; sanatsal bir rock tarzı ortaya koyan müzik türüdür. temelini de 60 yıllarda ortaya çıkan psychedelic rocktan alır. klasik rock enstrümanlarının yanı sıra keman, özellikle de klavye çok ön plana çıkar bu türde. 7/8, 9/8, 13/16, 19/16 gibi karmaşık ritim kalıplarını kullanır. virtüöz seviyesindeki grup üyeleri, destansı riffler ve sololar yazar. sözler de ruhunuza öyle bir işler ki; sizi garip dünyalara alır götürür. parçalar ortalama 10 dakika uzunluğundadır. bu uzun süre içinde şarkıda çok fazla duygu değişimleri olur. agresiflikten uzaktır. huzur verir.

öncüleri;
(bkz: pink floyd)
(bkz: yes)
(bkz: genesis)
(bkz: king crimson)
(bkz: rush)
(bkz: camel)
(bkz: the doors)
(bkz: anathema)

günümüzün en önemli 2 prog grubu;
(bkz: opeth)



(bkz: dream theater)


sagopa kajmer

jazz ve blues müzik hakkındaki bilgisi "lalalo lololo"dan öteye geçemeyen geri kafalı şahsiyet.
Gizlilik Politikası Kullanıcı Sözleşmesi ve Kullanım Koşulları