mrbeyaz

Durum: 16 - 0 - 0 - 0 - 10.08.2017 04:50

Puan: 140 - Yeni Keşfetmiş

1 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

Kendini hayatın gerçekleriyle büyütmüş, yaşamı boyunca yanlış hayatların, yanlış hayallerin peşinde koşmuş, harcamış ve bir mum misali eriyip giden ama giderken de ışığını yazılan her söz damlasına aktaran birisi...

favori film müzikleri

interstellar - inception - lord of the rings - game of thrones - liste uzar gider başlıca bunları dinlemeden ölmeyin

sözlük yazarlarını ağlatan sinema sahneleri

erkeklerden erkeklere tavsiyeler

herşeyden önce adam olun sonra ceremesini biz çekiyoruz.

iyi ki var denilen şeyler

minik dostlarımız saf sevgi ve huzur verebilen tek varlıklar ^^

neden sevgilin yok sorusuna verilebilecek cevaplar

ötekileştirmene gerek yok, yoksa var bir bildiğimiz .)

parasına değen şeyler

kesinlikle 1tl ye 3.5dk çalışan masaj koltukları ömrüm boyunca 1 tl ye alabileceğim en güzel hizmet.

telefonumuza gelen son mesajı yazıyoruz

-projeleri kaydetmeden kapatıyorum. telefonu acmamaniz yüzünden


kedi

nankör oldukları kadar sadık oldukları gerçeği

uyumak

tam olarak ne zaman yaptığımızı bilmesekte, eksikliğinde deneylerle ispat edilip ve insanı delirme noktasına getirdiği, her gün istemsizce veya istemlice yaptığımız ama anlamınıda tam olarak çözemediğimiz başka bir dünyaya açılan kapının olayına uyumak denir

deli

herşeyin farkında olup, gerçekleri kabullenmeyip kendi gerçekleriyle yaşamayı tercih etmiş ve bütün dünyaya bunu yutturmuş zeka abidesi kişi.

prezervatif

kızlar tarafından başlık atılıp entry kasılan asıl amacının dışında da kullanılabilen erkekler için icat edilmiş en başarılı korunma objesi

ve insan...

bazılarımızı yavaş bazılarımızı hızlıca büyütüyor hayat. her demden yaşadıklarımız geleceğimizin rotasını belirlerken birer ders oluyor, bunları iyi değerlendirebilirsekte kâfi. ınsanın yaşama bakışı her gün değişiyor düşüncesi, fikirleri, sevgisi, saygısı. aslına bakarsan bunların hepsi çok hızlı oluyor ben ne ara bu yaşıma geldim diyorsun durupta geçmişine baktığında neler yaptım ben? nerdeyim ben? demekten alamıyorsun kendini. çevremizde ki olaylar, hayatımıza girip çıkan insanlar, onların bize yaptıkları, bizim onlara yapamadıklarımız onlara inanıp onlar için bir mum gibi yanıp yavaş yavaş eriyip söndüğümüz zamanlar. bunlar hiç aklımızdan çıkmıyor her gece yastığa başınımız koyduğumuzda dalıyoruz uzaklara ve diyoruz ki biz bunları hak edecek kadar kötü değildik sadece biraz olsun mutlu olmak istedik. güvenilecek bir omuz aradık dilediğimiz zaman ağlayabileceğimiz dilediğimiz zaman dayanabileceğimiz. az çırpınmadık elde etmek için huzuru malesef bunu bize acı bir şekilde öğretti hayat, bunları öğrendik ve nasıl davranmamız gerektiğini çok iyi biliyoruz. artık hiç kimse için eriyebilecek halimiz kalmadı. ama son bir yanımlık fitilimiz var ve biz bunu boşa harcamak istemiyoruz. o yüzden yanacağımız ateşin sahibi bizim için çok değerli. bizi öyle bir yakmalı ki sonumuzu onunla getirebilelim.
severken hep ilk olsun istedik hep olsun dedik. başardık mı başaramadık mı düştük mü hala ayakta mıyız? bilmiyorum bu çaresizlik bizi çok yoruyor artık. öyle güvendik ve sonunda da öylece gücendik insanlara. aldatıldık yıpratıldık üzüldük hırpalandık. mutlu olduğumuza inandırmak istedik huzur bulamadık kandırdık hep kendimizi. deli ruhumuzun göz yaşlarını hep gizledik sahte gülücüklerimizle, gülerken bile düşündük neden böyle yaptığımızı çoğu kez daldık yine uzaklara.

okuduğun bölümü söyleyince verilen tepkiler

+hangi bölüm okuyorsun
-iç mekan tasarımı
+...*?/?*
-iç mekan tasarımı (mimarlık)
+ hee maşallah (oğlum/kızım) eee ne zaman mezun oluyorsun ?
-önümüzde ki sene inşallah
+kaç yıllıktı senin bölüm
-2 yıllık ama ben 3. senemdeyim 4 olunca mimar oluyon :d
+ eee bitirde bizim evleride sen yaparsın artık
-...
+...

büyüdüğünüzü anladığınız olaylar

daha hayatın ne olduğunu anlamdan, sorgulamaya başlamadan eve ekmek parası götürmeye başladığım an.

kız tribi

bir şeyi güzel ve anlamlı kılan ona olan ulaşmanın zorluğudur. günümüzde ki her şey o kadar kolay ulaşılabiliyor ki neredeyse güzel ve anlamlı bir şey kalmadı. bununla beraber insanlar tatminsizleşti(tatminsizleştirildi). en büyük hatayı sevgi kavramını anlamayarak başlattık, sevmenin vermek olduğunu sandık aslında doğruydu ama yanıldık... çünkü anlam değişmişti, karşıdakine verdiğimiz o saf zannettiğimiz sevgi aslında kendimize verdiğimiz değerdi ve biz bunu çok geç fark ettik belkide hala fark edemedik. eğer gerçekten sevmeyi bilseydik ne tatminsizliğimiz olurdu ne de bu kadar acımız. o yüzden "trip"lerimiz bitmeyecek taa ki biz öğrenene kadar.

şu an dinlediğin şarkı

bir görüş kabininde fon...
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 16

ve insan...

bazılarımızı yavaş bazılarımızı hızlıca büyütüyor hayat. her demden yaşadıklarımız geleceğimizin rotasını belirlerken birer ders oluyor, bunları iyi değerlendirebilirsekte kâfi. ınsanın yaşama bakışı her gün değişiyor düşüncesi, fikirleri, sevgisi, saygısı. aslına bakarsan bunların hepsi çok hızlı oluyor ben ne ara bu yaşıma geldim diyorsun durupta geçmişine baktığında neler yaptım ben? nerdeyim ben? demekten alamıyorsun kendini. çevremizde ki olaylar, hayatımıza girip çıkan insanlar, onların bize yaptıkları, bizim onlara yapamadıklarımız onlara inanıp onlar için bir mum gibi yanıp yavaş yavaş eriyip söndüğümüz zamanlar. bunlar hiç aklımızdan çıkmıyor her gece yastığa başınımız koyduğumuzda dalıyoruz uzaklara ve diyoruz ki biz bunları hak edecek kadar kötü değildik sadece biraz olsun mutlu olmak istedik. güvenilecek bir omuz aradık dilediğimiz zaman ağlayabileceğimiz dilediğimiz zaman dayanabileceğimiz. az çırpınmadık elde etmek için huzuru malesef bunu bize acı bir şekilde öğretti hayat, bunları öğrendik ve nasıl davranmamız gerektiğini çok iyi biliyoruz. artık hiç kimse için eriyebilecek halimiz kalmadı. ama son bir yanımlık fitilimiz var ve biz bunu boşa harcamak istemiyoruz. o yüzden yanacağımız ateşin sahibi bizim için çok değerli. bizi öyle bir yakmalı ki sonumuzu onunla getirebilelim.
severken hep ilk olsun istedik hep olsun dedik. başardık mı başaramadık mı düştük mü hala ayakta mıyız? bilmiyorum bu çaresizlik bizi çok yoruyor artık. öyle güvendik ve sonunda da öylece gücendik insanlara. aldatıldık yıpratıldık üzüldük hırpalandık. mutlu olduğumuza inandırmak istedik huzur bulamadık kandırdık hep kendimizi. deli ruhumuzun göz yaşlarını hep gizledik sahte gülücüklerimizle, gülerken bile düşündük neden böyle yaptığımızı çoğu kez daldık yine uzaklara.

parasına değen şeyler

kesinlikle 1tl ye 3.5dk çalışan masaj koltukları ömrüm boyunca 1 tl ye alabileceğim en güzel hizmet.

ve insan...

bazılarımızı yavaş bazılarımızı hızlıca büyütüyor hayat. her demden yaşadıklarımız geleceğimizin rotasını belirlerken birer ders oluyor, bunları iyi değerlendirebilirsekte kâfi. ınsanın yaşama bakışı her gün değişiyor düşüncesi, fikirleri, sevgisi, saygısı. aslına bakarsan bunların hepsi çok hızlı oluyor ben ne ara bu yaşıma geldim diyorsun durupta geçmişine baktığında neler yaptım ben? nerdeyim ben? demekten alamıyorsun kendini. çevremizde ki olaylar, hayatımıza girip çıkan insanlar, onların bize yaptıkları, bizim onlara yapamadıklarımız onlara inanıp onlar için bir mum gibi yanıp yavaş yavaş eriyip söndüğümüz zamanlar. bunlar hiç aklımızdan çıkmıyor her gece yastığa başınımız koyduğumuzda dalıyoruz uzaklara ve diyoruz ki biz bunları hak edecek kadar kötü değildik sadece biraz olsun mutlu olmak istedik. güvenilecek bir omuz aradık dilediğimiz zaman ağlayabileceğimiz dilediğimiz zaman dayanabileceğimiz. az çırpınmadık elde etmek için huzuru malesef bunu bize acı bir şekilde öğretti hayat, bunları öğrendik ve nasıl davranmamız gerektiğini çok iyi biliyoruz. artık hiç kimse için eriyebilecek halimiz kalmadı. ama son bir yanımlık fitilimiz var ve biz bunu boşa harcamak istemiyoruz. o yüzden yanacağımız ateşin sahibi bizim için çok değerli. bizi öyle bir yakmalı ki sonumuzu onunla getirebilelim.
severken hep ilk olsun istedik hep olsun dedik. başardık mı başaramadık mı düştük mü hala ayakta mıyız? bilmiyorum bu çaresizlik bizi çok yoruyor artık. öyle güvendik ve sonunda da öylece gücendik insanlara. aldatıldık yıpratıldık üzüldük hırpalandık. mutlu olduğumuza inandırmak istedik huzur bulamadık kandırdık hep kendimizi. deli ruhumuzun göz yaşlarını hep gizledik sahte gülücüklerimizle, gülerken bile düşündük neden böyle yaptığımızı çoğu kez daldık yine uzaklara.

büyüdüğünüzü anladığınız olaylar

daha hayatın ne olduğunu anlamdan, sorgulamaya başlamadan eve ekmek parası götürmeye başladığım an.

deli

herşeyin farkında olup, gerçekleri kabullenmeyip kendi gerçekleriyle yaşamayı tercih etmiş ve bütün dünyaya bunu yutturmuş zeka abidesi kişi.

uyumak

tam olarak ne zaman yaptığımızı bilmesekte, eksikliğinde deneylerle ispat edilip ve insanı delirme noktasına getirdiği, her gün istemsizce veya istemlice yaptığımız ama anlamınıda tam olarak çözemediğimiz başka bir dünyaya açılan kapının olayına uyumak denir

kedi

nankör oldukları kadar sadık oldukları gerçeği
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.
Gizlilik Politikası Kullanıcı Sözleşmesi ve Kullanım Koşulları