umutlu olmak sonsuz mutluluğu mu getirir

başlık sınırına takılan başlığın orjinal hali ; sonsuza kadar umutlu olmak sonsuza kadar mutlu olmayı sağlar mı?

mutluluğun umutla alakasını sorgulayan bir soru.

temelde umudun tanımı ; amaçları olan bir kişinin mu başarıya ulaşmak için yollar olduğuna inanması ve bu yolları bulmak için motivasyonunun bulunmasıdır. en azıdan bu snyder, rand sigmon'un umut nedir sorusuna verdikleri cevap.

kabaca umut konusunda zengin bir tipin hemen hemen söyleyeceği şey şudur kabaca '' ben bu işi başaracak bir yol bulacağım elbet. ne kadar yanlış yolları bulsam da defalarca denemem gereksede başaracağım! ''

azimle karıştırılmaması gerekiyor tabi en nihayetinde umut bir çeşit sürekli movivasyon için beynin ürettiği bir '' mental hal ''.

mutlulukla alakası ise ; zaten fark edileceği üzere hayal kırıklığı kaynaklı yada başarısızlık kaynaklı sebeplerle umut konusunda aşırı boyutlarda olan bir insanın bu iki sebepten mutsuz olması pek olası değil. en nihayetinde durmadan denemek için, yılmadan devam etmek için başarmak istediği amaca kendisine has bir mental hal geliştirmiş. yani hayal kırıklığı ve başarısızlığı elemek durumundayız en azından şimdilik.

fakat yine bir insanın mutsuz birisi olabilmesi için bir çok sebebe ihtiyacı olduğu gibi cidden umut mutluluğa sebebiyet veriyorsa elemesi gereken çok rakip olacaktır önermesi doğuyor ister istemez. fakat mutluluk ve umudun arasındaki bağlantı sadece mutsuz edecek sebepleri kaldırarak çalışmıyorsa? işte işin bence enteresan hale geldiği nokta burası

biz insanları mutsuz eden etkenlerden uzaklaştırdığımızda yada direk olarak mutsuzluğa sebebiyet veren olguyu sildiğimizde bizi cidden daha mı mutlu yapıyor bu ? yoksa nötr mü kalıyoruz ? işte bu sorulara cevap aramak belkide en tuhaf ve ilgi çekici kısmı konunun. bizi mutsuz eden tüm etkenleri kaldırdığımız anda bile en iyi ihtimalle nötr kalırken ki mutsuzluğun sebebi sosyal bir sorun yada ailevi bir sorunsa travmatik uzun dönemli etkileri muhakkak kalacaktır en nihayetinde sütten azğı yananın latteyi üfleyerek içmesi mevzusu var . bu negatif yönde hiç bir etkisi kalmadan tamamen eşit nötr halde olduğunu var sayarsakta bu bizi hissizleştirmiş olmayacak mı bir bakıma. yani umudun aslında bir şeyi silmesi zaten mümkün değil silse bile kişi kendini avutmuş yada kandırmış olacak o zaman bu bağlamda. en nihayetinde tamamen toz pembe baksakta dünyanın en umutlu insanı olsakta hatta eninde sonunda bizi umutsuz insanlara göre daha mutlu yapsada bu kısa vadede yada günlük durumda ne gibi bir katkısı kalıyor ki o zaman umudun bize ?

bu mantığa göre umudun mutluluk üzerine yada kişinin günlük halindeki hislerine yakından uzaktan bir katkısı kalmamış oluyor şahsen. hatta uzun vadede kayıtsız şartsız umut kendini kandırmaya varıyor bir bakıma.

hangimiz kendimize aynı anda yalan söylerken aynı anda da mutlu olmayı bekleyebilecek mental düzeye sahip ki ?
'' abim pubg gel '' dediğim yazarın başlığı.
umut fakirin ekmeğidir diyerekten getireceğini düşünür gibi olsamda olmuyor maalesef
Gizlilik Politikası Kullanıcı Sözleşmesi ve Kullanım Koşulları