stockholm sendromu

takipçisi olanlar için “la casa de papel” dizisini anımsatan hikayeye sahip olan durumdur.
23 ağustos 1973 saat sabah 10’da stockholm kreditbanken’a 2 soyguncu girer ve içerideki 4 kadın çalışanı rehin alırlar.
polisler bankanın etrafında çember oluşturur ancak içeriye girmeleri mümkün değildir; soyguncular hapishanedeki arkadaşlarının getirilmesini ister.
rehin alma işlemi 6 gün sürer. bu süre içinde soyguncular ile rehineler arasında pozitif bir iletişim oluşur.
onlara göre soyguncular iyi insanlardır ve tek istedikleri çıkıp gitmektir. yaşam koşulları onları bu işi yapmaya itmiştir. asıl suçlu ablukayı kaldırmayan polistir.
131 saat sonunda polis gaz bombalarıyla bankaya girer ancak görürler ki rehineler de soyguncularla beraber polise direnmeye başlamıştır.
rehineler, davada soyguncular aleyhine tanıklık yapmayı reddetmelerinin yanında, para toplayıp hapis çıkışı soygunculara destek olmuşlardır.
rehinelerden biri ise nişanlısını terk edip soyguncunun hapisten çıkmasını beklemiştir.
psikiyatr nils bejerot, olanları yargılamak yerine, onları anlamaya çalışanların çabası sonucu oluşan bu duygusal bağlılığa “stockholm sendromu” adını vermiştir.
Gizlilik Politikası Kullanıcı Sözleşmesi ve Kullanım Koşulları