shutter island

martin scorsese in yönetmenliğini yaptığı aslında kitap olan  dennis lehane eseridir shutter island. kitap halini okuyanlar zaten bilirler ( türk çeviri tarihinin en kötü çevirilerindendir bu arada bu kitabın türkçe uyarlaması ). genel mecrada çok klişe olduğu söylenir kitap serisinin. yani aynı türden rahat 10 hikaye bulunur derler insanlar bu yapıt için. dikkat ettiyseniz yapıt kelimesini kullandım bunun sebebi basit bir hikaye / roman olmaması kitabın şöyle ki; yazılış tarzı hikayeden bağımsız olarak bir yazılı metinden ne kadar fazla duygu alınabilir testi yaptırıyor insana sonuçlar akıl zorlayıcı. birde 2008 – 2009 yılları arasında sinema perdesine aktarılmak isteniyor tabiki yönetmen belli daha farklı biri düşünülemezdi martin scorsese dışında. üzülerek söylesem de film kitaptan güzel olmuş arkadaşlar ne yazık ki martin etkisi diyor sinema buna. yani sonu belli hikaye belli karakterler belli hatta filmin / kitabın sonu klişe rahat 10 film vardır sadece leonardo dicaprio nun rahat 4 filmi vardır bu şekilde plot twist ile biten ama işte şaşırtmayı başarıyor. zaten martin scorsese ile leonun ilk filmleri değil bu birlikte ekrana koydukları her neyse. filmin içeriğinden bahsetmeyeceğim bu yazıda yazık olacaktır açıp baştan sonra izlenmesi gerek. sadece yönetmenin çekim açılarıyla kullandığı renk paletiyle ışığı manüpile etmesiyle oluşturduğu atmosfer film olmaktan çıkıp götümüz açık kaldığında gördüğümüz rahatsız edici gerçekci rüyalara benziyor adeta. oyuncu kadrosuyla da göz dolduran bir yapıt shutter island. 3 saatlik bir akıl maratonuna cıkardıktan sonra izleyeni ‘’ tamam ulan cözdüm ben hikayeyi ‘’ dediğiniz anda ters köşede bırakıp bitiyor koca maraton. sonra girip instagram hikayenizden ünlü psikiyatristlerin sözlerini falan paylaşıyorsunuz falan neyse özür diliyorum. entry’i buraya kadar okuyan suserler için filmi izlerken karakterlerin kıyafetlerinden flash backlerdeki dekorlara kadar müziklerden ışık patlamalı geçişlere kadar tüm verileri dikkatlice takip etmelerini öneriyorum ve son olarak; son 15 yılda çekilmiş en iyi gizem,dram filmlerinden biri olarak leo reyizin ilk oscar’ına yaklaştığı filmdir diyerek formatı selamlıyorum.
Gizlilik Politikası Kullanıcı Sözleşmesi ve Kullanım Koşulları