hicr 9

allah tarafından muhafaza edilmesi hafızlar vs. sağlanmaktadır. ayrıca kuranı kerim değişse bile ilk hali gibi allah katında bulunmaktadır. yani değiştirilse bile allah katında muhafaza edilmektedir denilebilinir.
allah kuranı hafızlar ile alimler ile müminler ile korumaktadır. zamanında incil ve tevrat a insanlar sahip çıkmamış yada asıllarını bilenler müdahale etmemiştir. insanlar tarafından zamanla kendi çıkarlarınca değiştirilmiştir.
müslümanlara göre kuran’ın tanrı sözü olduğunu göstermek için kuran’ın hiç değişmediğini ve bunun da kuran'ın tanrı sözü olduğunu iddia ederler.bakalım kuran ayetleri korundu mu?


1- "ömer şöyle dedi: "eğer insanlar ömer, kur'an'a bir şey ekledi diyecek olmasalardı, ben bizzat kendi elimle recm ayetini yazardım."( buhârî, hudud 31, 30, mezâlim 19, menâkibu'l-ensar 46, megâzî 21, i'tisâm 16; müslim, hudud 15, (1691); muvatta, hudud 8, 10, (, 823, 824); tirmizî, hudud 7, (1431); ebu dâvud, hudud 23, (4418).)


görüldüğü gibi halife ömer kur'an'ın tahrif edildiğini, çünkü recm ile ilgili bir ayetin olduğunu iddia ediyor ve bunun tilavet yönünden neshedilmediğine de inanıyor; çünkü bizzat şartların elverişli olması durumunda bunu mushafa kaydetmek istediğini açıklıyor!


bu konuda daha açık rivayetler de var sünnî kaynaklarda;örneğin suyutî ed-dürr-ül mensur kitabında şöyle nakletmektedir: "ömer b. hattab münadisine emretti, o da nida ederek insanları topladı , ardından ömer minbere çıkarak allah'a hamdu senadan sonra şöyle dedi: "ey insanlar, recm ayetinden dolayı çığlık atıp (rahatsız olmayın), o, allah'ın kitabında nazil olan bir ayetti ve biz onu okuduk. ama muhammed ile birlikte giden bir çok kur'an (ayeti) ile birlikte o da gitti!!..." (ed-dürr-ül mensur, c.5, s.179).


2- kenz-ül ummâl kitabında muttaki hindi ömerb. hattab'ın müsned'inden şöyle nakletmektedir: "ömer abdurrahman b. avf'a dedi ki: "bize nazil olanlar arasında "ilk başta cihad ettiğiniz gibi cihad edin" (ayetini) okumuyor muyduk?!" sonra devam etti: "kur'an'dan düşenler arasında bu da düştü!!" bir başka rivayette ise şöyle geçer: "kaldırılanlar arasında bu kaldırıldı!!" kenz-ül ummâl, c.2, s.567.


3- yine aynı kaynakta şöyle nakletmekte: "ömer b. hattab, ubeyy'e şöyle dedi: "biz allah'ın kitabında "hiç şüphesiz babalarınızdan olduğunuzu inkar etmeniz, size küfürdür" sözünü okumuyor muyduk?!" o da "evet" dedi. sonra şöyle dedi: "çocuk bulunduğu yatağın (sahibine) aittir; zina edene ise taş gerektir" sözlerini okumuyor muyduk?! bunlar allah'ın kitabından kaybettiklerimiz değil mi?!" o da "evet öyledir" diye cevap verdi!" kenz-ül ummâl, c.6, s.208.


kuran'da ayetlerin kaybolduğunu okuyoruz,kuran'ın yok olduğunun bir başka kanıtı.örnekleri çoğaltmak çok ama yine devam edelim.


4- ehli-i sünnet'in önemli kaynaklarından olan mu'cem-i tabaranî'de sahih senetle yer alan bir hadise göre ömer şöyle demiştir: "kur'an bir milyon yirmi altı bin harftir." ed-dürr-ül mensûr (suyutî), c.6, s.422, mecme-üz zevâid (heytemî), c.7, s.163, kenz-ül ummâl (muttakîhindî), c.1, s.517, c.1, s.541. aynı rivayeti zehebî de mizan-ül i'tidal kitabında nakletmiştir.


oysa bu gün elimizde bulunan kur'an'ın harfleri bu rakamın üçte birini bile bulmuyor! çünkü meşhur kur'an'ın üçyüz bin küsür harf olduğudur.kuran'da yine bir harfin yok olmadığı da yalan.


5- nafî ibn-i ömer'den nakleder ki: "hiçbiriniz ben "kur'an'ın tümünü öğrendim" demesin. çünkü, ne biliyor kur'an'ın bir çoğu kaybolup gitmiştir. sadece desin ki ben kur'an'dan ortada olan kısmını öğrendim." (bk. el-itkan (suyûtî), c.2, s.25)


6- kenz-ül ummal'da ömer b. hattab'ın müsned'inden naklen, ömer'in hüzeyfe'ye şöyle dediği nakledilmiştir: ömer b. hattab bana dedi ki: "ahzap suresinin (ayetlerini) kaç olarak sayıyorsunuz?" ben de "72 veya 73 olarak" dedim. o da şöyle dedi: "oysa (büyüklükte) bakara suresine yakındı! recm ayeti de onun içindeydi!" kenz-ül ummâl, c.2, s.480. aynı rivayet şu müsned-i ahmed'de ubeyy b. ka'b'dan nakledilmiştir.; c. 5, s.132. yine beyhaki de nakletmiştir sünen'inde: c. 8, s.211. hakim nişaburi ise iki rivayeti de nakletmiş ve bu ikisi de buhari ve müslim'in şartlarına göre sahih hadislerdir, ama buna rağmen nakletmemişlerdir. bkz. müstedrek-üs sahihayn, c.2, s.415, c.4, s.359.




kenz-ül ummâl'da ve bir çok diğer kaynakta benzer bir rivayet zerr'den şu şekilde nakledilmiştir: übeyy b. kab bana şöyle dedi: "ey zerr, ahzap suresini kaç (ayet) olarak okuyorsun?" ben de "yetmiş üç" dedim. o zaman şöyle dedi: "oysa bakara suresine benziyordu; yada ondan da uzundu!! biz onda recm ayetini de okuyorduk." bir nakilde ise şöyle geçer: "o (ahzap suresinin) sonunda şöyle diyordu: "evli erkek ve evli kadın zina ettiklerinde, onları elbette recm edin!! allah'tan bir ceza olarak; ve allah aziz ve hekim'dir!!"kenz-ül ummâl, c.2, s.567, ed-dürr-ül mensûr (suyûtî), c. 5, s180.


bu hesaba göre ahzap suresinden 200'ü aşkın ayet eksilmiştir!!


7- heytemî mecme-üz zevâid, kitabında ebu musa eş'arî'den şöyle nakletmektedir: "berâet (tevbe) suresine benzer bir sure inmişti ki sonradan kaldırıldı ve ben ondan sadece şu cümleyi ezberledim: "hiç şüphesiz allah, bu dini öyle kavimlerle teyid eder ki (bu dinde hiçbir) payları yoktur."mecme-üz zevâid (heytemî), c.5, s.302.


8- yine aynı kaynakta şöyle nakledilmiştir: hüzeyfe dedi ki: "sizin tevbe suresi diye adlandırdığız, azap suresidir. oysa siz şimdi bu surede bizim okuduğumuzun ancak dörtte birini okuyorsunuz!! (yani önceden surede olup da ashap tarafından okunan ve tevbe suresinin dörtte üçüne tekabül eden kısım şu anda kur'an'da mevcut değildir!!)" mecme-üz zevâid (heytemî), 7, s.28. aynı rivayet cüzî bir tabir farkıyla müstedrek-i hakim'de de nakledilmiş ve altına şu kayıt düşülmüştür: bu buharî ve müslim'in şartlarına göre sahih hadistir, ama onlar tahric etmemişlerdir.


benzer bir hadisi suyûtî ed-dürr-ül mensûr kitabında ebu musa eş'ari'den şöyle nakletmektedir: "(tabirlerinin) şiddeti açısından berâet (tevbe) suresinden daha şiddetli olan bir sure inmişti ki sonra ortadan kaldırıldı ve ben ondan ancak şunu ezberleyebildim: "şüphesiz allah yakında bu dini öyle kavimlerle destekleyecek ki onlarından (o dinden) her hangi bir nasipleri yoktur!" ed-dürr-ül mensûr, c.1, s.105.


9- müslim ebu esved kanlıyla babasından şöyle nakletmektedir: "ebu musa eş'arî basaralı kur'an kârîlerine adam göndererek onları yanına çağırttı; bunun üzerine yanına üç yüzden fazla kur'an kârîsi geldi. onlara hitaben şöyle dedi: "sizler basara ehlinin seçkinlerinden ve karîlerindensiniz. o halde onu okuyun ve üzerinizden uzunca bir zaman geçmesin ki kalpleriniz katılaşsın. nasıl ki sizden öncekilerin kalpleri katılaştı. ve biz uzunluk ve şiddet açısından berâet (tevbe) suresine benzettiğimiz bir sureyi okuyorduk ki ben onu unuttum; sadece şu cümleyi ondan ezberledim: "eğer ademoğlunun iki vadi malı olsa, yine de üçüncü birisinin olmasını da arzular. ademoğlunun karnını ancak toprak doyurur!!" yine müsebbihat surelerine (sebbehe kelimesiyle başlayan surelere) benzeyen bir sure okuyorduk ki ben ondan sadece şu cümleyi ezberledim: "ey iman edenler, yapmadığınız şeyleri niye söylüyorsunuz ki boynunuzda (aleyhinize) bir şehadet olarak yazılsın ve ondan sorguya çekilesiniz?!" sahih-i müslim (arapça), c. 3, s.100, benzer bir rivayet müsned-i ahmed b. hanbel'de cüzî bir farkla zeyd b. erkam'dan nakledilmiştir: c.4, s.368.


asıl bomba şimdi geliyor,kuran'ın allah'ı indirdiği kitabını bir keçiye yediriyor maalesef,evet yanlış duymadınız,keçi korunacağı korunduğu söylenen ayetleri yiyor!bizden afiyet olsun.


10-aişe nakleder: "recm ve büyüklerin on defa süt emzirmesi (nin süt kardeşliği oluşturacağı) hususundaki ayetler benim yatağımın altında bulunan bir sayfa üzerinde yazılı idi. peygamber vefat edince peygamber'in vefatıyla meşgul olduk da keçi gelip onları yedi." (ibn-i mâce, c.1, s.625,1944,ahmed bin hanbel 5/131, 132, 183 ve 6/269)


buna benzer bir hadis de müslim'de yer alır ve orada aişe kaydeder ki bu ayetler peygamber vefat edinceye kadar okunurdu. (bk. muslim c. 4. s. 167, tirmizî, c.2, s.309)

islam'da uzman olan ibni kuteybe buna cevap olarak, "keçi mübarek bir hayvandır" der.

ve akabinde koyunun keçinin marifetlerini ve faziletlerini saymaya başlar. hatta konuyu daha da genişleterek şunları söyler: "ad ve semud kavimlerini ortadan kaldıran allah, bir ayetini keçiye yedirerek kaldıramaz mı?" allah'ın yüce ayetlerini naletli kavimlere benzetecek kadar zeka sahibi olan bu "büyük alimin" kitabı dinî mizah konusunda bir şaheser ötesidir yine islam alimlerinin savunması şöyle “bu ayet, okunması nesh edilip hükmü nesh edilmeyen ayetlerdendir. bu hadiste sözü edilen ayetin yazılı olduğu yaprağın bir koyun veya keçi tarafından yenildiğine dair aişe (radiyallahu anha)’nın sözünden maksat, bu ayetin, okunması gereken kur’an’dan olduğunu söylemek değildir.(1)

çünkü böyle bir söz, kur’an’ı kerim’de bir değişikliğin bulunmasını gerektirir ki, bu imkansızdır! ve nassa muhaliftir. zira kur’an’ı kerim her türlü değişiklikten korunmuştur. çünkü allah-u teâlâ kur’an’ı kerim’in koruyucusudur.

madem böyle allah neden nesh edeceği ayeti göndermiştir,neden keçiye yedirmesini sağlamıştır,nesh edeceği için göndermesine ne gerek vardı her şeyi bilen allah idiyse.kısacası kuran ayetlerinin kimi ayetleri kaybolmuş ve keçi tarafından afiyetle yenilmiştir,hala kuran'ın korunduğunu sanıyorsanız ne diyelim allah gözünüzü açsın
Gizlilik Politikası Kullanıcı Sözleşmesi ve Kullanım KoşullarıKütahya Halı Yıkama