franz kafka

max brod sayesinde edebiyat dünyasına giren kafka’nın hayatına birkaç kadın girmiştir bu konuyu ve yalnızlığını çoğu kitabında gözlemleyebiliriz. ilk aşkı iki kez nişanlanıp bir türlü evlenemediği felice bauer’dir. (bkz:sevgili felice’ye mektuplar) 1920 yılında ise kafka ikinci aşka tutulur, evli olan milena ile mektuplaşmalara başlar birlikteliklerinin imkânsızlığına rağmen ilişkileri yıllar sürmüştür. hiçbir zaman kavuşamamıştır ona.(bkz:milena’ya mektuplar)'' ah milena! denize düşmüşüz sanki, elimizde olmadan oradan oraya sürükleniyoruz. boğulmuyorsak, bu da kötülük olsun diyedir.''der.
onu (bkz:dönüşüm)kitabığıyla tanıdığım yazardır.bu kitap kafka’nın en bilinen, en popüler kitabıdır. (bkz:kafkaesque )bu kavram tam olarak gerçeklikten kopmanın, kişinin -içinde bulunduğu koşullara bağlı olarak- kendi yarattığı dünyada boğulmasının tasviridir.pragtaki evi müze haline getirilmiş bir yazardır.
dönüşüm, dava gibi kitapların yazarı olan bağımlılık yaratan kişidir. dönüşümü okuduğumdan beri pazartesi sabahları hamam böceğine dönüşmüş şekilde uyanıyorum sokakta bana elma fırlatan teyze ve amcaları selamlayıp otobüse biniyorum. yaklaşık 2 hafta boyunca mahalle berberindeki kalfa aranıyor yazısını kafka aranıyor gibi okuyarak berberin mizah anlayışına hasta olmuştum. yazının kalfa aranıyor olduğunu fark etmem 2 hafta sürdü. algıda seçicilik çok farklı bir mecra.
Gizlilik Politikası Kullanıcı Sözleşmesi ve Kullanım Koşulları